•   "Kararlılık, azim ve direnç sizi başarıya götürür."
  •   "Gerçeklerin peşinde koşmak yürek ister."
  •   "Hayatta en çok sevmediğim şeylerden biri sürekli söylenen insanlardır."
  •   "Önemli olan vücudunu kullanabilmen değil, doğru işlerde kullanabilmendir."
  •   "Aradığın şey sadece aşk olmamalı eğer öyle ise küçük tatlarla yetinmek zorunda kalırsın."

Gençlerin özentiliklerine bakıp yorum yapmak kolaydır. Peki ya bunu ülke bazında veya iş adamlarımızın işleri bazında bakarsak nasıl yorumlarız? Gün geçtikçe farklı insanlarla konuşarak ve işin dışarısındayken yorumlayabilmenin daha kolay olduğunu anlayabiliyor ve bir işin içerisindeyken bu tarz yorumların yapılamadığını görebiliyoruz. 

Daha dün kendi mahallesindeki satıcısına darılan işçinin sinirden "yaşasın kapitalizim bundan sonra bende AVM'lerden alışveriş yapacağım ne halleri görsünler" deyimi beni şaşırttı diyebilirim. Kutuplaşmanın verdiği bir tepki olarakta yorumlanabilir. Bu şekilde devam ederse sonumuz ne olur? bilinmez fakat biz konumuza dönelim.

Yurtdışında okuduktan sonra Türkiye'ye gelen gençlerin iş hayatı haricinde çeşitli sıkıntılar yaşamasının yanı sıra, imkanı olan kitlenin yine oğlunu/kızını yurtdışına gönderdikleri görülmüştür. Bunun sebebi yurt dışında imkanların daha iyi olduğu yönündedir. Peki bu doğru mudur? Evet, genel olarak baktığınızda daha iyi gözükmektedir. Çalışma saatleri ve maaş alınmasının haricinde insanların gün içerisinde kendilerine zaman ayırabilecek süreleri bulunmaktadır. Türkiye'de bu durum sadece belli kitle için geçerlidir.

Devamı...
Was a Microsoft Student Partner